Aşkın Psikolojisi ve Astroloji

 

Ey Aşk sen nelere kadirsin, taş kalpleri yumuşatan, dut yemiş bülbüle çevirten insanın karnında kelebekleri uçurtan aşk, önce bir kişiye aşık olursunuz sonra da aşkın kendisine aslında içinizdeki aşktır karşınızdakinde gördüğünüz sizin aşk halinizin eril dişil yansımasıdır. Kimi aşklar vardır ölümsüzdür çağları hatta yüzyılları aşar birçok hayatta aşkın her halini yaşamışlar ama yine de birbirlerini bulmak için ete kemiğe bürünmüşlerdir. Aşklar en güzel sonbahar ve baharlarda yaşanır Eylül’de gel şarkısı boşuna yazılmamıştır. Yaz aşkları adı gibidir kısa ömürlüdür sonbaharda ise mevsim dönerken hep aşk aranır, istenir, sorgulanır. Eski aşk yeni aşk karşılaştırılır neticesinde aşkların da insan gibi halleri vardır çocukluk hali gençlik hali olgun hali aşkın her hali güzeldir. Aşkın tutkulusu kimi zaman da yasaklısı daha çekici olur yasaklar her zaman cezbeder cahil kulları ne yazık ki evrensel yasalar katıdır. Adem ile Havva boşuna ısırmamıştır o elmayı… Hala bir elmanın peşindeyiz kimi zaman ısırıp beğenmiyoruz ya da elmadan sıkılıp başka çeşitleri tercih edebiliyoruz .Astrolojide aşk deyince Venüs, tutku ve cinsellik deyince Mars ve Venüs’ün açıları devreye girer kısaca kadınlar  Venüs’ten erkekler Mars’tan deriz ya bir kadın doğum haritasında hoşlandığınız erkeğin burcunu Mars’ın olduğu burç gösterir ,erkek doğum haritasında ise Venüs o erkeğin hoşlandığı kadının özelliklerini gösterir. Venüs ve Mars mitolojik olarak da aşkları ile ünlüdür çünkü bu aşk yasak bir aşktır ve sonucunda aşağılanma ile biter. Aralarındaki yoğunluk ve tutkuyu bırakır her tutkulu aşkın sonu gibi aşkları da kötü biter. Aşkın a hali b hali en basit olarak kiminle aşk ve tutkuyu yaşayabilirsiniz en basit olarak ilk aşamada bu gezegenlerin uyumuna bakabilirsiniz, aranızdaki uyumu anlamaya yeterli midir? Elbette ki hayır çünkü başka gezegen faktörleri, transitleri açısı gibi diğer konular da uyumu anlamaya algılamaya eşlik eder netice itibariyle aşk ciddi bir şeydir. Sadece çekimden de ibaret değildir. Psikanalizin kurucusu Aşkın Psikolojisi’ni yazan Freud bile yaşadığı dönemde yaptığı araştırmalarla psikanalitik çalışmalarda birçok psikanaliste öncü olmuş yol göstermiştir çok önemli katkıda bulunmuştu. Burada Freud’un üzerinde özellikle durduğu konu Oidipus kompleksidir, daha doğrusu kızların ilk aşkının babaları erkeklerin de ilk aşklarının anneleri olmasından yola çıkar. Kızlar hep babalarının özelliklerine sahip bir eş ararlar erkekler de annelerinin benzeri kızları beğenirler. Bana kalırsa ilk başta bu seyir bu şekilde devam edebilir ancak sonrasında kişi belli bir farkındalığa sahip oldukça anne ve babasına benzemeyen kendi istekleri doğrultusunda bir eş tercihi ya da beraberlik yapacaktır. Öyle ya da böyle ilişkilerin çok yoğun ve serbest yaşandığı dönemde aşka değer verilmediği gözlemlenmiştir. Fastfood tarzı aşk ve cinsellik yaşanmaktadır bu da kişiyi psikolojik olarak mutlu etmemektedir. Zira insan her geçen gün gelişen bir homo sapien olarak önce çok eşlilikten yavaş yavaş tek eşliliğe doğru evrilmektedir.

İster aşkın en yoz halini ya da derin halini yaşayın, aşk her anlamıyla insanı olgunlaştıran ve tekamül ettiren özel bir ilahi duygudur. Bireye duyulan aşk sonrasında İlahi Olan Aşka dönüşür. Mevlana aşktan söyle bahseder:  ‘’Senin görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır. ‘’Aşkı hissetmek için Aşk olmak gerekir ve aşkı her canlıya hissetmek çünkü sadece kalbinle gökyüzüne dokunabilir ve gerçek aşkı hissedersin.

Arzum Koyuncu

Kaynak: Aşkın Psikolojisi / Sigmund Freud

Astroloji ve Tasavvuf Bilgileri

 

Bir Cevap Yazın